Posts

etiler polis okulu projesi

Kent Hakkını Savunmaya Davet Ediyoruz!

Kent hakkını savunan herkesi; Etiler’in merkezinde eski Polis Meslek Yüksek Okulu arazisindeki rant ve talan projesiyle mücadele etmeye davet ediyoruz.

10 yıllık bir mücadele sonrasında iptal edilen imar planlarını; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı devreye girerek yeniden askıya çıkardı. Mücadelemizin ilk adımı bu imar planlarına resmi olarak itirazımızı sunmak olacaktır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne iadeli taahhütlü olarak iletilmek üzere-son itiraz tarihi 29 Eylül 2022’dir- itiraz dilekçemizi ekte iletiyoruz. Dilekçemizi imzalayarak; ‘ranta ve talana’ siz de dur deyin.

Biliyoruz ki; ‘Başka Beşiktaş Yok!’

Etiler Polis Meslek Yüksekokulu Arazisi İnşaatı İtiraz Dilekçesini aşağıdan indirebilirsiniz.

5 Haziran Dünya Çevre Günü Basın Açıklamamız

5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde Beşiktaş Kent Konseyi olarak  “Tencere kaldırmıyoruz, tencere kaynatıyoruz” sloganı ile Beşiktaş İskele Meydanı’nda biraraya geldik. Kıtlık kapımızda ve biz hala ülkemizi betona çevirmeye devam ediyoruz. Tenceremizde beton kaynatıp, beton yiyemeyeceğimize vergu yapmak için tencerelerimizde beton karıp, “daha fazla betonlaşmaya hayır” diyerek basın açıklamamızı okuduk.

TENCEREDE BETON KAYNIYOR!

ÜÇ TARAFI  BETONLA KAPLI BİR YARIMADADIR TÜRKİYE!

Bir beton denizinde, betona gömülmüş olarak yaşıyoruz. Doğamızın, hayatımızın, hayallerimizin, geleceğimizin üzerine beton dökülmüş, korkunç bir geleceği hareketsiz bekler haldeyiz. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü; maalesef böyle bir haldeyken kutluyoruz!
Beton üzerine kurulu kalkınmanın faturasını bugün gökyüzünü göremeyen, ağaçsız, karanlık ve nefes alamayan şehirlerde ödüyoruz. Milyarlarca doları gömdüğümüz inşaatlar sebebiyle, ekonomik krizin ötesinde bir buhran yaşıyoruz.

Benzersiz bir içdeniz olan Marmara’nın kıyılarını betona boğuyor, göz göre göre oksijensiz bırakıyoruz. Marmara Denizi ölümle pençeleşiyor, denizde yaşayan canlılar boğuluyor. Sonra da müsilaj  afetiyle karşı karşıya kalınca, şaşırıyoruz!

Kuzey ormanlarını katledip, orman alanlarını beton ormanlarına dönüştürüyor, gereksiz altyapı yatırımları ve kamu-özel işbirliği (KÖİ) projeleriyle otoyollar, viyadükler, AVM’lerle ormanları betona boğuyoruz. Bu da yetmiyor, yarım asırlık milyarlarca dolar bedelli ödeme garantileriyle ülke ekonomisinin geleceğini de betona gömüyoruz.

Karadeniz’in derelerini, zaten cılız akan ırmaklarımızı, göllerimizi kurutmak için elimizden geleni ardına koymuyoruz. Adım başı HES’ler, tarım sulama kanallarıyla tatlı sularımızın ölüm fermanını imzalıyoruz. Elektrik üretelim derken ırmakları kurutuyor, yanlış sulama teknikleriyle tarım alanlarını verimsiz kılıyoruz.

Betonun karın doyurmadığını bugün çarşı-pazardaki fiyat etiketleriyle acı bir şekilde deneyimliyoruz. Tarım reformuna harcanması gereken kaynaklar betona gömüldüğü için, mevsiminde domatesi 20 TL’ye yemek zorunda kalıyoruz. Kıtlık kapımızda, biz hala inşaat temelleri atıyoruz!

Betonlaşmaya ve çevre katliamına engel olmak isteyen yurtsever vatandaşları, milyarlarca liralık yatırımlar yaparak betondan devasa ‘adliye sarayları’nda yargılayıp, yine betondan devasa hapishanelere kapatıyoruz.
Şimdi; 5 Haziran Çevre Günü’nde geleceğimize gölgesi düşen devasa çirkin bir duvar var karşımıza dikilmiş… Ha çöktü ha çökecek üzerimize… Ya aklımızı kullanacak ve bu betondan hayatı değiştireceğiz ya da hep birlikte bu beton duvarın altında kalacağız.
Tenceremizde beton kaynatıp, beton yiyemeyeceğimize göre, artık kutlama zamanı değil, uyanma zamanıdır!

5 Haziran Çevre Günü, bir milletin uyanış günü olsun!

                                                                                                Beşiktaş Kent Konseyi