etiler polis okulu projesi

Kent Hakkını Savunmaya Davet Ediyoruz!

Kent hakkını savunan herkesi; Etiler’in merkezinde eski Polis Meslek Yüksek Okulu arazisindeki rant ve talan projesiyle mücadele etmeye davet ediyoruz.

10 yıllık bir mücadele sonrasında iptal edilen imar planlarını; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı devreye girerek yeniden askıya çıkardı. Mücadelemizin ilk adımı bu imar planlarına resmi olarak itirazımızı sunmak olacaktır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne iadeli taahhütlü olarak iletilmek üzere-son itiraz tarihi 29 Eylül 2022’dir- itiraz dilekçemizi ekte iletiyoruz. Dilekçemizi imzalayarak; ‘ranta ve talana’ siz de dur deyin.

Biliyoruz ki; ‘Başka Beşiktaş Yok!’

Etiler Polis Meslek Yüksekokulu Arazisi İnşaatı İtiraz Dilekçesini aşağıdan indirebilirsiniz.

Beşiktaş Kent Konseyi polis okulu basın açıklaması

Başka Beşiktaş Yok! Rant Projesine Geçit Yok!

“Başka Beşiktaş Yok! Rant Projesine Geçit Yok!”diyerek Beşiktaş Kent Konseyi olarak; Etiler Polis Meslek Yüksek Okulu arazisinde bir süredir hukuksuz şekilde devam eden inşaat projesi ile ilgili 28 Ağustos 2022 Cumartesi günü Etiler Polis Okulu inşaat alanı önünde basın açıklamamızı gerçekleştirdik.

Gün geçmiyor ki; yasadışı uygulamalarla kamu arazilerine yönelik bir talan ve oldubitti haberiyle karşılaşmayalım! 2012 yılında kamuya ait Etiler Polis Meslek Yüksek Okulu arazisinin elden ele devri ve satışı ile başlayan süreç; yapılması planlanan gökdelen inşaatının öncelikli olarak şehrin kimliğine ve dokusuna zarar vermesi, ayrıca bu yoğunlukta bir projeyi Etiler’in altyapısının hiçbir şekilde kaldıramayacağı sebebi ile Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odasının 2013’de başlattığı hukuk mücadelesi ile kamuoyunda görünür hale gelmişti. Beşiktaşlı duyarlı yurttaşlarla Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası ve diğer sivil toplum kuruluşlarının güçbirliğiyle verilen mücadele neticesinde; Beşiktaş’taki bu değerli kamu varlığını korumayı başarmış, yargı da ‘Bakanlık Oluru’ ile imara açılması kararını iptal etmişti. Konuya ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi’nin plan iptal kararı; Aralık 2021‘de Danıştay 6. Dairesi’nin kararıyla onanarak kesinleşmişti. Sonuç itibarıyla; bu arazide kesinleşmiş yargı kararıyla iptal edilmiş, hukuken geçerli hiçbir inşaat ruhsatı yoktu. 
Yaklaşık iki ay öncesinde, bu arsada garip faaliyetler cereyan etmeye başlayıp, beton dökülüp, temellerin filizleri görünmeye başladığında; Beşiktaş Kent Konseyi ve başta Akat Mahallesi sakinleri olmak üzere Beşiktaşlı komşularımızla birlikte ilgili yerleri uyarmak için harekete geçtik. Bu faaliyetin sebebi sorulduğunda yetkililer; açılan çukurun betonla kapatılmasının gerekçesinin bir kayma riskini engellemek olduğunu belirttiler. Hemen her gün inşaatın fotoğraflarına çekip, durumu yerinde tespit ederek yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beşiktaş Belediyesi yetkililerini bildirmeyi ihmal etmedik. Yaklaşık iki ay boyunca süren görüşmelerimiz sonucunda; bu hafta çarşamba günü İBB yetkisini kullanarak, Beşiktaş Belediyesi’ne bu yasadışı inşaatı mühürlemesi talimatını verdi. Hemen belirtelim, ‘şimdilik’ inşaat faaliyeti ve bu yasadışı girişim son buldu. Eğer ki Beşiktaş Kent Konseyi, başta Mimarlar Odası olmak üzere ilgili tüm sivil toplum kuruluşları bu konuda mücadeleye girişmiş olmasa, o inşaat sürecek ve Beşiktaş’ta yeni bir kent talanı oldubittisiyle karşı karşıya kalacaktık.

Deneyimlerimiz ve edindiğimiz izlenimler çerçevesinde, biliyoruz ki, bu değerli araziyi ranta çevirmek için asla durmayacaklar. Büyük olasılıkla çok kısa bir süre sonra, bu kez Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı devreye girecek. Daha önce Bomonti Bira Fabrikası Ek Binaları örneğinde gördüğümüz gibi; bakanlık belediyeleri by-pass ederek bu korkunç rant projesinin tekrar yolunu açabilir. Yeni bir imar planı yaparak, bir öncekine göre daha düşük bir emsalle araziyi imara açabilir. Mesela 526 birimlik üç gökdelen yerine 263 birimlik üç gökdelen projesiyle karşımıza gelebilir. İşte bu sebeple, biz hem odalar ve diğer sivil toplum örgütleri, hem de Beşiktaşlı duyarlı komşularımızla birlikte, hukuksal mücadelemizi sürdürürken sahada da araziyi sürekli denetlemeye devam edeceğiz.

Beşiktaş; İstanbul’un en fazla tarihi ve doğal değerlerine sahip ilçelerinden biri… Ve yıllardır yağmalanıyor! Ne Taşlık’ın Swissotel’e, ne Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin Bahçeşehir Üniversitesi’ne verilmesini, ne Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi’nin arazisinin bir bölümüne Conrad Hotel’in yapılmasını, ne Tütün Deposu’nun Shangri-La Hotel’e yok pahasına verilmesini, ne Hamidiye Su Deposu’nun arazisinin Renaissance Hotel’e, ne Karayolları arazisinin Zorlu Holding’e armağan edilmesini, ne de Dikimevi’nin TOKİ’ye devredilmesini unutmadık! 

Özellikle 1980’lerden bu yana kent yağmasına uğramasına karşın yine de Beşiktaş’ta çok önemli zenginliklerimiz var. Ve bugünden sonra tek bir değerimizi ranta kurban vermemeye kararlıyız. Kentimizin göbeğinde yeni bir talana asla izin vermeyeceğiz. Bu talan girişimi her kim tarafından destekleniyor olursa olsun tavrımız nettir. Beşiktaşımızın tarihi ve doğal dokusunu korumak için yasal ve meşru tüm haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı bildiriyor, tüm Beşiktaşlılar’dan bu mücadeleye destek olmaları çağrımızı yineliyoruz. 

Unutmadan, bir çağrımız da tüm merkezi otoritelere, yerel yönetimlere ve diğer kamu kurumlarına: Sizlerin de Beşiktaş’ın talana uğramasına karşı en az bizim kadar duyarlı olmanızı bekliyoruz. Hemen hatırlatalım, ‘Başka Beşiktaş Yok!’

Beşiktaş hepimizin ve yurttaşlar olarak kent hakkımızı sonuna kadar savunacağız!

Beşiktaş Kent Konseyi polis okulu basın açıklamasıBeşiktaş Kent Konseyi Polis okulu basın açıklamamızBeşiktaş Kent Konseyi Polis Okulu Basın açıklamamız

5 Haziran Dünya Çevre Günü Basın Açıklamamız

5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde Beşiktaş Kent Konseyi olarak  “Tencere kaldırmıyoruz, tencere kaynatıyoruz” sloganı ile Beşiktaş İskele Meydanı’nda biraraya geldik. Kıtlık kapımızda ve biz hala ülkemizi betona çevirmeye devam ediyoruz. Tenceremizde beton kaynatıp, beton yiyemeyeceğimize vergu yapmak için tencerelerimizde beton karıp, “daha fazla betonlaşmaya hayır” diyerek basın açıklamamızı okuduk.

TENCEREDE BETON KAYNIYOR!

ÜÇ TARAFI  BETONLA KAPLI BİR YARIMADADIR TÜRKİYE!

Bir beton denizinde, betona gömülmüş olarak yaşıyoruz. Doğamızın, hayatımızın, hayallerimizin, geleceğimizin üzerine beton dökülmüş, korkunç bir geleceği hareketsiz bekler haldeyiz. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü; maalesef böyle bir haldeyken kutluyoruz!
Beton üzerine kurulu kalkınmanın faturasını bugün gökyüzünü göremeyen, ağaçsız, karanlık ve nefes alamayan şehirlerde ödüyoruz. Milyarlarca doları gömdüğümüz inşaatlar sebebiyle, ekonomik krizin ötesinde bir buhran yaşıyoruz.

Benzersiz bir içdeniz olan Marmara’nın kıyılarını betona boğuyor, göz göre göre oksijensiz bırakıyoruz. Marmara Denizi ölümle pençeleşiyor, denizde yaşayan canlılar boğuluyor. Sonra da müsilaj  afetiyle karşı karşıya kalınca, şaşırıyoruz!

Kuzey ormanlarını katledip, orman alanlarını beton ormanlarına dönüştürüyor, gereksiz altyapı yatırımları ve kamu-özel işbirliği (KÖİ) projeleriyle otoyollar, viyadükler, AVM’lerle ormanları betona boğuyoruz. Bu da yetmiyor, yarım asırlık milyarlarca dolar bedelli ödeme garantileriyle ülke ekonomisinin geleceğini de betona gömüyoruz.

Karadeniz’in derelerini, zaten cılız akan ırmaklarımızı, göllerimizi kurutmak için elimizden geleni ardına koymuyoruz. Adım başı HES’ler, tarım sulama kanallarıyla tatlı sularımızın ölüm fermanını imzalıyoruz. Elektrik üretelim derken ırmakları kurutuyor, yanlış sulama teknikleriyle tarım alanlarını verimsiz kılıyoruz.

Betonun karın doyurmadığını bugün çarşı-pazardaki fiyat etiketleriyle acı bir şekilde deneyimliyoruz. Tarım reformuna harcanması gereken kaynaklar betona gömüldüğü için, mevsiminde domatesi 20 TL’ye yemek zorunda kalıyoruz. Kıtlık kapımızda, biz hala inşaat temelleri atıyoruz!

Betonlaşmaya ve çevre katliamına engel olmak isteyen yurtsever vatandaşları, milyarlarca liralık yatırımlar yaparak betondan devasa ‘adliye sarayları’nda yargılayıp, yine betondan devasa hapishanelere kapatıyoruz.
Şimdi; 5 Haziran Çevre Günü’nde geleceğimize gölgesi düşen devasa çirkin bir duvar var karşımıza dikilmiş… Ha çöktü ha çökecek üzerimize… Ya aklımızı kullanacak ve bu betondan hayatı değiştireceğiz ya da hep birlikte bu beton duvarın altında kalacağız.
Tenceremizde beton kaynatıp, beton yiyemeyeceğimize göre, artık kutlama zamanı değil, uyanma zamanıdır!

5 Haziran Çevre Günü, bir milletin uyanış günü olsun!

                                                                                                Beşiktaş Kent Konseyi

Su ve Sürdürülebilirlik

Beşiktaş Kent Konseyi Çevre, Tarım ve Gıda çalışma grubunun organizasyonu ile Pamukkale Üniversitesi-İnşaat Müh. Bölümü Hidrolik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Halil Karahan ile  31 Mart 2022 Perşembe günü zoom üzerinden “Su ve Sürdürülebilirlik” üzerine Gaye İlkus moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirdik. Prof. Dr. Halil Karahan’ın tüm ezberleri bozan iklim değişikliği ve yaşadığımız su sıkıntısı ile ilgili detaylı sunumunda; iklim değişimi nedir, kuraklık ve kuraklık türleri, kısa, orta ve uzun vadeli etkileri, Marmara Bölgesinin meteorolojik verilerinin analizi, bütünleşik su kaynakları yönetimi, Dünyada nüfusa göre suyun dağılımı gibi pek çok konuda detaylı bilgi edindik. Su sıkıntımızın tek  sebebi iklim değişikliği, küresel ısınma mı yoksa öngörülemezlik ve yanlış planlama mı sorularına cevap aradık ve çözüm önerileri üzerine paylaşımlarda bulunduk.

https://www.youtube.com/watch?v=up6VfvUL1fc

Beşiktaş Kent Konseyi Kadın Meclisi Kuruldu

Beşiktaş Kent Konseyi Kadın Meclisi Genel Kurulumuzu 6 Mart’ta gerçekleştirdik. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesi ile Eşitlik için Kadın Platformu Gönüllüsü Av. Yelda Koçak; elde edilmiş kadın hakları ve mevcut tehlikeler üzerine paylaşımlarda bulundu. Tiyatro sanatçısı Nurselin Ak ise tek kişilik performansında kadınların fikir ve düşünce özgürlüğünü konu alan hapisteki kadın gazeteci hikayesini paylaştı. Yeni seçilen Kadın Meclisi Yürütme Kurulumuz ve ayrıca yürütme kurulunda yer almamakla birlikte gönüllü desteğini vermek isteyen tüm kadınlarımıza teşekkür ederiz. Kadın hakları mücadelemizde Kadın Meclisi ile artık daha güçlüyüz!

Yaşamın Eşiğinde Yakın Tarihin Sessiz Tanıkları: Dolmabahçe Çınarları


Beşiktaş Kent Konseyi Çevre, Tarım ve Gıda çalışma grubunun organizasyonu ile İstanbul Üniversitesi-C Orman Fakültesi’nden Prof.Dr. Hüseyin Dirik ile son günlerin güncel konularından; “Yaşamın Eşiğinde Yakın Tarihin Sessiz Tanıkları: Dolmabahçe Çınarları”nı konuştuk. Zoom üzerinden ve Neşe Mesutoğlu Kırım’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşimizde; Prof Dr. Hüseyin Dirik ağaç tanımından başlayarak ağaçların yaşam evreleri, ağaçlara atanan değerler ki; özellikle sosyo-kültürel değerlerinin ağaçlar aslında kaybedilirken artmasından, ağaçlarda yaşlanma ve çöküş süreci ve bu süreci etkileyen faktörlerden detaylı olarak bahsetti. Günümüzün güncel konusu olan Dolmabahçe Çınarları konusunda ise; Dünyada ve Türkiye’deki yol ağaçları örneklerinden, yol ağaçlarının ve Dolmabahçe Çınarları’nın yapısı, özellikleri, gelişimi ve elbette hastalık sürecini aktardı. Soru cevap bölümüyle değerli katkıda bulunan konunun uzmanı akademisyenlerle birlikte kentin ağaç varlığını korumanın önemi ve bu konuda neler yapılabileceği paylaşıldı.

Beşiktaş Kent Konseyi Kadın Meclisi Kuruluyor

Beşiktaş Kent Konseyi Kadın Meclisi kuruluyor. Seçimli genel kurulumuzu 6 Mart 2022 Pazar günü saat 14:00’da Zübeyde Ana Kültür Merkezi’nde gerçekleştireceğiz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesi ile kadın haklarını ve mücadelesini konuşacağımız toplantımızda; Eşitlik için Kadın Platformu Gönüllüsü Av. Yelda Koçak konuşmacı, tiyatro sanatçısı Nurselin Ak ise tek kişilik performansı ile yer alacaklar. Beşiktaş Kent Konseyi Kadın Meclisine “Beşiktaş Bizim” diyen tüm kadınları bekliyoruz.

“Yürünebilir Beşiktaş 2023“

“Yürünebilir Beşiktaş 2023“ Projesi 

Beşiktaş Kent Konseyi olarak 19 Şubat 2022 Cumartesi günü Zübeyde Ana Kültür Merkezi’nde “Yürünebilir Beşiktaş 2023” konulu projemizin ilk adımı olan panelimizi, Beşiktaş Belediyesi Belediye Başkan Yardımcısı ve Vekili Sn. Ali Rıza Yılmaz, ilgili belediye müdürlüklerinden yetkililer, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden konunun uzmanı akademisyenler ile muhtarlarımızın, Beşiktaş Kent Konseyi üyelerinin, STK ların, doktora öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirdik. 

Beşiktaş Kent Konseyi Başkanı Firdevs Koroğlu’nun açılış konuşmasının ardından; Beşiktaş Kent Konseyi asil yürütme kurulu üyesi ve projenin yürütücüsü yüksek mimar Pelin Düştegör “Beşiktaş’ta Yaya Olmak” başlığı altında fiziksel ve kültürel engellerimizden bahsetti. Ardından konunun uzmanı akademisyenler;  

YTÜ Mimarlık Fakültesi’ninden Prof. Dr. Çiğdem Polatoğlu “Sürdürülebilir Yaşam Pratikleri” başlıklı sunumuyla temel kentsel tasarım pratiklerinden, kaldırım ve yaya kullanımlarından bahsetti. Sürdürülebilirliğin 11 temel prensibinden biri olan engelsiz ulaşım konusunu vurguladı.

YTÜ Mimarlık Bölümü bünyesinde akademik çalışmalarına devam eden Doç. Dr. Selin Yıldız “Kapsayıcı Kent ve Yürünebilirlik Boyutu” adlı sunumuyla engelsiz erişimin turizmin bir parçası olduğuna ve yürünebilirlik konusunun hava kalitesine etkisine vurgu yaptı. Herkes için tasarım konusundaki çalışmalarından da bahsederek; tasarımda fonksiyonelliğin yanı sıra tasarımın herkes için eşit ve engelsiz olması gerekliliğini örnekleriyle anlattı.

İTÜ Mimarlık Fakültesi’nden Doç. Dr. Dilek Yıldız Özkan “Yürüme Eylemi Üzerinden Kentsel Mekanın Keşfi” adlı sunumunda yürüme eylemini tarifledikten sonra Beşiktaş özelinde kaldırım kullanımlarına değindi. Sorun kabul ettiğimiz fiziksel kullanımların birkaçı için, çözümler üretilen tasarım örneklerini paylaşarak çözümsüz olunmadığını vurguladı. 

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Dr. Araş. Gör. Arzu Erturan “Beşiktaş’a Birlikte Yürüme Deneyimi” adlı sunumuyla Beşiktaş özelinde tamamladığı doktora çalışmasının kullanıcı deneyimi üzerinden verilerini aktardı. Yaya yoğunluk haritaları ve memnuniyet anketleri ile gerekçelerin ortaya konduğu raporlarını sundu.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Dr. Araş. Gör. Tuğçe Tezer “Beşiktaş’ta Yürünebilir Kent Tarihi Rehberi Denemesi” adlı; Beşiktaş’ın yürüme eylemi için özel bir yer olduğundan ve Antakya özelinde yaptığı doktora çalışmasının yöntemini Beşiktaş özelinde başlangıç seviyesinde ele alarak hazırladığı nirengi noktalarını tarihsel akışla aktardığı bir sunum paylaştı.

Katılımcıların yorum ve önerileri ile zenginleşen panel; daha iyi bir Beşiktaş’ı hep birlikte yaratma konusunda bir ilk adımdı. Projemiz; öğrenci çalıştayı ve önerilen projeler üzerinde derinlemesine konuşacağımız ortak akıl toplantıları ile devam edecek.